cumartesi günü
pendik burnunda basket oynamaya gitmiştim, bütün gün delicesine basket oynardık, hala oynamak istiyorum ama artık benim yaşımdakiler ununu eleyip eleklerini astıklarından basket oynayacak adam bulmak oldukça zor oluyor hatta imkansız, tam buldum diyorsunuz bu sefer disiplinsizlik başlıyor kısacası olmuyor bir çok konuda olduğu gibi bu konudada yanlızım, neyse tekrar cumartesiye dönecek olursak basket sonra eve döndüm tabi karnım zil çalıyor, dosdoğru buzdolabına yöneldim ama bir mucize gerçekleşti, dolap boş, normalde ner zaman en az 3 çeşit yemek olan dolapta yemek yok, su karın doyurmaz, annemin gelmesine çok var, eee napıcaz gözüm yiyecek bir şeyler aramaya başladı ama yok yok yok, tam kuru ekmeğe razı olmak üzereyken balkonda sıra sıra dizili kavunlar gözüme ilişti ve bir anda o zamanlar televizyonda seyrettiğimiz vikingler çizgi filmindeki viki gibi buldum diye fırladım, çölde su bulmuş biri gibi sevinerek kovunlara yöneldim ve en büyüğünü kaparak mutfak masasına operasyon için yatırdım.
ben kavunu ortadan ikiye keserek ve çorba kaşığı ile kaşıklayarak yerim başladım yemeğe ancak kesmedi hadi bir kavun daha yedim ama nafile kavunlarda koca kırkağaç kavunları ve ben sırayala yemeğe devam ettim 1 haftalık hakkımı yediğimde (7 adet) doyduğumu hissettim ve durdum, her halde bu yazıdan kavunu ne kadar çok sevdiğimi anlamışsınızdır, kavun ve kavun içi rengi hayatımdan hiç çıkmadı .... |