olimpiyatlardaki gülle atan o sporcuların suratlarını biraz hatırlarsanız nasıl zorlandıkları hemen gözünüzün önüne gelecektir, ama bizim kamyon boşaltan sporcularımız bu ağır işi şarkı türkü eşliğinde neşeli ve suratlarını hiç ekşitmeden yaparlardı eminim hala öyle yapıyorlardır, evet kavun karpuz tezgahlarından bahsediyoruz. bu tezgahın hazırlanması zahmetli ve zor olduğundan tüm tezgah bir gün önce geceden hazırlanır ve o gece tezgah hazır edildikten sonra tezgahın arkasında çay demlenir , yorgunluk çayı içilikten sonra kavunları koruyan branda tezgah sahibinide o gece korur, büyük bir kamyonu boşaltamanın yorgunlu altında ezilen o iri cüsseli vucutlar kavun tezgahının arkasında bir sonraki yorucu güne hazırlanmak için uyuya kalırlar, bu uykunun iki amacı vardı biri dinlenmek diğeri ise tezgahtakı kavunları hırsızlara karşı korumak, kavun tezgahındaki kavunlardan hakkını özgürce alabilenler sadece geceyi düdükleri ile yırtan gece bekçileriydi, gece bekçileri gece yarısına kadar süren tezgah hazırlama çabalarının tek şahitleriydi, bekçilerin yanısıra gece yarısına doğru biten bu işe sahit olan bir kişi daha vardı işten dönen babam.

kavun karpuz iri ve ağır bir ürün olduğundan babam cuma gecesi işten dönerken kavun tezgahındaki henüz dizilmesi biten taze kavunları bir gün sonra kavunları kimse mıncıklamadan almayı tercih ederdi, erken ve taze almak istemenin dışında bu ağır işi anneme yaptırmak istememeside diğer bir amaçtı...